Hastaneler yenidoğanları RFID teknolojisiyle koruyor

Anne adaylarının haftalar boyu içlerinde büyüttüğü sevgi ve merak, doğum sonrasında ebeveyn ve bebek arasında büyük bir bağa dönüşüyor. Daha önce tüm yaşamsal ihtiyaçlarını anne aracılığıyla karşılayan bebeklerin dünyaya geldikten sonra da aynı güven ve hassasiyetle korunması hem ebeveynler hem de yenidoğanın misafir edildiği hastaneler için bir numaralı öncelik haline geliyor. Hassas ve savunmasız durumda olan bebekler için geliştirilen özel RFID etiketleri, gelişmiş teknolojisiyle yüksek seviye güvenlik sağlıyor. Böylelikle aileler, akıllarında hiçbir soru işareti olmaksızın, bebekleriyle geçirdikleri ilk anların tadını çıkarıyor.

RFID teknolojisiyle güvenlik doğumhanede başlıyor

Aktif RFID etiketleri, yenidoğanın ayak bileğine, doğumhaneden çıkmadan önce takılıyor. Bileklikler, T.C. Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kurumlar tarafından belirlenen standartlara uygun olarak, bebek için zarar teşkil etmeyen, hipoalerjenik ve antibakteriyel malzemelerle üretiliyor.

Bebeğin RFID etiketi, annesine doğum öncesinde bileklik olarak takılan RFID etiketi ile eşleştiriliyor. Bu andan itibaren bebeğin güvenliği en üst düzeyde sağlanmaya başlanıyor. Özellikle, aynı dakikalarda, aynı ortamda doğan ve aynı cinsiyete sahip birden fazla bebeğin birbirleriyle karıştırılıp, yanlış ailelere teslim edilmesi gibi büyük risklerin önüne geçiliyor.

Alarm anında, güvenlik kontrol merkezindeki ekranlarda, bebeğin bulunduğu konum kroki üzerinde işaretlenebiliyor ve en yakın güvenlik kamerasından alınan görüntüler anlık olarak izlenebiliyor. Tüm hareketler kayıt altına alınıp, adli makamlara delil olarak sunulabiliyor.

Avrupa ve Amerika’da uzun süredir kullanılan RFID bebek takibi sistemleri, ülkemizde Kamu-özel iş birliği çerçevesinde hayata geçirilen Şehir Hastaneleri projelerinde zorunlu hale getirilerek, kullanılmaya başlanıyor.

Kaynak: Computerworld